Kredi faizleri düşüş zamanı, tahmini yıl sonuna yaklaşılan kasım- aralık ayları dolaylarındadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamanın ışığında, bankaların kredi verme durumlarının artışına bağlı olarak kredi faizlerinde düşüş meydana gelecektir. Enflasyonun yıl sonuna kadar tek haneli rakamlara düşürülmesi konusundaki hedeflerin tutturulması halinde kredi faizlerinde düşüş meydana gelecektir. Merkez Bankası tarafından da kredi faizlerinin düşürüleceği ve krediler konusunda yeni bir döneme girileceği yolunda açıklamalar yapılmıştır.

Faizlerin Düşüşünü Neler Etkiler?

Kredi faizlerinin düşüşü, enflasyona ve meydana gelen ekonomik faaliyetlerin durumuna göre değişiklik göstermektedir. Hükümet tarafından gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında, Merkez Bankası’na kredi faizlerinin düşürülmesi gerektiği beyan edilmiştir. ancak kredi faizlerinin düşüşü, Türkiye’deki siyasi otoritenin düzenine ve ülkedeki pek çok gelişimin istikrarlı şekilde devam etmesine bağlıdır. Halkın ülke ekonomisine güvenmesi ekonomiyi canlandıracak, bu bağlamda kredi ve banka faaliyetlerine ilişkin faizlerde düşüş görülecektir.

Kredi faizlerinin düşmesinde bir diğer önemli etken, ülkeye girecek sıcak paradır. Yurt dışından ülkemize geçecek sıcak para akışı sayesinde yatırımlar artacaktır. Artan yatırımlar, ekonominin canlanmasına yardımcı olacaktır. Bu sayede meydana gelen değişiklikler, ülkedeki ekonomik akışın canlanması ve alışverişin hızlanması gibi sonuçlara neden olur. Bu sayede, sıcak para girişinin ülkedeki enflasyonu da düşürdüğü söylenebilmektedir. bu işlemin bir sonucu olarak döviz kurlarında TL lehine bir değişim meydana gelecektir.

An itibariyle gözlenen durumda yabancı yatırımcılar Türkiye’deki paralarını çekmiştir. Belli bir dönem süren yatırım yoksunu dönemde duran sıcak para akışı, enflasyonu yükseltmiş ve kredi faizlerini arttırmıştır. Ancak hali hazırda yapılan projeler kapsamında tekrar sıcak para akışının arttırılması hedeflenmektedir.

Bütçe Açıklarının Faizlere Etkisi

Bütçe açığı ve kredi faizlerinin ilişkisi doğru orantılıdır. Zira ülkeyi bir ev olarak düşünürsek; kazandığınızdan fazlasını harcarken faizlerinizin düşmesini beklemek yanlış olacaktır. Harcamalarınızı yaparken oluşan bütçe açığınız, beraberinde faizleri de getirir.Dış borçlanma, beraberinde kredi faizi artışını da getirmektedir.

Mevduat kredilerinde belirtilen yüzdelerin yüksek olması nedeniyle, tüketiciler bütün yatırımlarını bankalarda bulundurma kararı vermektedir. Son dönemde %14,5 oranında seyreden mevduat faizleri, tüm diğer kredilerin faizlerini de beraberinde yükseltmektedir.

Dünyadan Kredi Faizleri İndirimleri

Dünyada meydana gelen faiz indirme hareketleri, Türkiye’de de benzer bir hareketlenme olması olasılığını arttırmaktadır. Yüksek etkileme gücüne sahip ekonomilerin faizlerinde meydana gelen düşüş, ülkemize de bu konuda cesaret vermektedir. G20 kapsamında bulunan ülkeler, faiz oranını düşürme konusunda en fazla faaliyet gösterebilecek ülkeler arasındadır. Meydana gelen faiz indirme hareketleri, son dönemde gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketlerini güçlendirmiştir. Ülkemize haziran ayından itibaren giriş yapan net sıcak para miktarı 562 milyon dolar olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda hazine gösterge faizi %20’nin altına inmiştir. Yabancılarla yapılan swap faizlerinin de bu düzeylere inmesi, sıcak para akışını arttırmaktadır. Kredi faizleri ise bu iki faiz türüne kıyasla daha yavaş düşüşe geçmektedir. Faizler, belirlenen süreçte sıcak para akışının iyileşmeye başlaması durumunda dahi ancak ayda %0,2 civarında  düşüş gösterebilmiştir. Bunun yanında bundan sonraki dönemde faizlerin düşüşlerinin devam edeceği öngörülmektedir.

Kredi Faizleri Neden Yavaş Düşer?

Kredi faizlerinin yavaş düşmesinin nedeni mevduat kıtlığı olarak belirtilebilmektedir. Kredilerin büyük bir kısmı mevduat ile fonlanmaktadır. Bu kapsamda TL kredilerinin, mevcut TL mevduatının %136’sı kadarını oluşturması, faiz oranlarının düşüşünün önüne geçmektedir. Daha açık bir ifade ile mevcut kapasitenin %36’sı oranında fazladan kredi imkanı açılmış, bu bağlamda para akışında kesintiler meydana gelmiştir. Bu kesintiler, sıcak paraya bağlı kredi faizi düşüşlerinde ancak toparlanabilmektedir.

Toplam krediler, toplam mevduat miktarının 1 puan üzerinde seyretmektedir. Sistemde meydana gelen TL mevduatı kıtlığı, kendini kredilerde meydana gelen faiz yükselmesi ile göstermektedir. Bankaların para yer değiştirme durumunu kontrol altına almaları için paraları düzenli aralıklarla mevduat hesabı müşterilerinden almaları gerekmektedir. Bu kapsamda bankalar, mevduat hesaplarından aldıkları paranın yer değiştirme gücünden yararlanmaktadır. Bu da bankaları mevduat hesabı sahibi müşterilerine daha bağımlı hale getirmektedir. Nakit para akışındaki bu sorun, faiz oranlarının beklenen hızla düşememesinin nedenleri arasında görülmektedir.

Bankaların Ödedikleri Dış Borçlar ve Faiz Oranları

Bankaların kredi faiz oranlarına dış borç etkisi, bankalardan kesilen dış borç ücretleri nedeniyle oldukça yüksektir. Türk Lirası, dış borç ödemelerine kıyasla daha basit bazda görüldüğünden, mevduatlarda artış göstermemektedir. Bankaların dış borç ödeme yükümlülüğü, para miktarında akış bozukluğuna ve paranın gerçek miktarına göre daha az miktarda bankada kalmasına neden olmaktadır. Bankalar, kredi çekmek isteyen müşterilerine, mevduat hesaplarına para yatırarak paralarını güvence altına almak isteyen müşterilerin paralarını vermektedir. Bu nedenle paranın sanal ortamdaki miktarı ile gerçek ortamdaki miktarı eşit değildir. Bununla birlikte, gerçeklik ile sanal ortamdaki oran arasındaki fark açıldıkça, kredi faizleri de yükselmektedir. Bu nedenle kredi faizlerinin düşmesindeki şartlardan birisi de bankaların dış borç ödemelerinin sona ermesi ya da hafiflemesi denebilir.Dış borçlara verilerek ülke sınırlarının dışına çıkan para miktarı, kredi faizlerini arttırmaktadır.

Kar Marjı ve Kredi Faizleri İlişkisi

Kar marjının faizlerle ilişkisi kapsamında, bankaların kar marjının yasal olarak ve şirketlerin öz yasaları konusunda belirtilen miktarın altına düşmemesi gerekmektedir. Bankalar, kar marjı sorununu çözmeden kredi faizlerini düşürememektedir. Bu nedenle bankaların kar marjlarını yüksek tutmak gerekmektedir. Bunun için yapılması gereken, devletin enflasyon payı, kredilerde alınan  BSMV vergisi gibi vergileri düşürmesi olmalıdır. Kredilerde belirtilen faiz oranları, tamamı bankalara giden bir kar payı değildir. Belirtilen faiz oranı, paranın işletim, kullanım gibi işlemleri için devlete ödenecek miktarları da kapsayan bir banka ödemesidir. Devlete ödenmesi gereken krediler, verilen kredinin içinden kesildiği için, kredi faizleri vergiler düşmeden düşmez.

Esnafa faizsiz kredi paketi hakkında detayları bu yazımızdan bulabilirsiniz.