Bankalara olan borçları nedeni ile avukatlık olan kişiler hakkında yasal takip başlatılmış olunur. Yasal takip altına giren kişilerde aynı zamanda bankalar tarafından oluşturulan kara liste adı verilen özel bir listeye de girmiş olurlar. Bu liste günümüzde bankaların borçları tahsil etme konusunda müşterilerine uyguladıkları en ağır ceza olarak görülmektedir.

Çünkü adı kara listede olan kişilerin bir daha bankalardan kredi kartı almaları ya da kredi çekebilmeleri ne yazık ki mümkün değildir. Yine kişi kara listeden çıkmak için yasal süre olan 5 yılın sonunda kara listeden çıkmak için dilekçe yazsa dahi ne yazık ki durum değişmez. Yani isminizin kara listeye bir kere girmesi ve sonra kara listeden silinmesi dahi banka için hiçbir anlam teşkil etmez.

Halk arasında bankadan kırmızı çizgi yemek olarak bilinen bu duruma karşı bankaların bu kadar sert bir tutum takınmalarının en önemli nedeni kişileri borçlarını ödemeye daha mecbur bir hale getirmektir. Ne yazık ki kara listeden çıkma süresi dolan ve bu nedenle kara listeden adının silinmesi gereken kişiler ana listelerden silinse de bankaların kendi veritabanlarında saklanmakta ve bu nedenle bir daha kredi kullanamamaktadır.