Menkul kıymet, emtia, değerli kağıt, döviz ve tahvilin alım satım işleminin yapıldığı piyasaya borsa denir. Tarihte ticaretin yaygınlaşması ile birlikte gelişen borsalar, kuruldukları günden itibaren dinamik bir yapı sergilemişlerdir.

Borsaların asıl kuruluş amaçları, geçmişte çiftçilerin ürünlerini takas etme ihtiyacına dayanmaktadır. Tüccarlar, alacakları mal miktarını, çiftçilerin ise satacakların ürünlerin fiyatını ürün tesliminden önce belirlemek adına, karşılıklı olarak kontrat yapmışlardır. Oluşan yeni ticaret yöntemiyle birlikte günümüz borsalarının temelleri atılmıştır.

Sanayi Devrimi Kilit Nokta

İngiltere’de yaşanan sanayi devrimi sonrası kıta Avrupası ve devam eden süreçte Amerika ve Uzak Doğu’da yaşanan sanayileşme hareketleri, organizasyon beceisi yüksek, çok ortaklı olabilen şirket kavramını ortaya çıkarmıştır. İlgili dönemde önemli hammadde kaynakları olarak kullanılan emtiaların, features ve forward benzeri işlemlerle alınıp satılması günümüzde kullanılan organize olmuş piyasaların yani borsaların temelini oluşturmuştur. Daha sonraları ise mal çeşitliliği ve tüccar sayısı artmış, anlık müzayede sistemine geçilmiştir.

1929 yılında Amerika’da yaşanan “Büyük Burhan” ve ardarda yaşanan iki dünya savaşı ise küresel ticareti yavaşlatmış, borsaların gelişmesini sekteye uğratmıştır. 1945 sonrasında ise özellikle Avrupa ve Amerika’nın yaptığı ticaret anlaşmaları küresel bir akım başlatarak paranın ya da malların  dolaşılabilirliğini arttırmıştır.

Şirketlerin büyüme arzuları, yatırımcıların daha fazla kar elde etme istekleri karşı karşıya geldiğinde,  mevcut yapının ilk adımları kabul edilen, şirketlerin halka açılması kavramını doğurmış, fon arz eden ve talep edenler,  şirket paylarının alınıp ve satılmasına konu olmuşlardır. Önceleri şirketlerin kendi belirlidiği fiyat üzerinden yapılan bu alışveriş,  şirket sayısındaki artışa bağlı olarak piyasa tarafından oluşturulmaya başlamıştır.

Piyasadaki yatırımcıların aldıkları payları belirli bir dönem sonra nakde dönüştürme ihtiyaçları alınan payın hangi fiyattan satılacağı sorusunu meydana getirmiştir. İşte bu soru ikincil piyasaların oluşmasındaki en önemli faktördür. Alış fiyatının piyasa tarafından belirlenmesi, satış fiyatının ise şirketin o anki mali yapısına göre oluşturulması, günümüz borsalarının da en önemli unsurlarından biri olmuştur.
Teknolojik gelişme ise borsalar üzerinde en çarpıcı etkiyi yaratan etmen olmuştur. Özellikle bilgisayarların yaygınlaşması, sonraki süreçte ise internet kullanımındaki artış, borsaya konu olan işlemlerin mobil hale gelmesinde rol oynamıştır. Yatırımcıların eskiye oranla çok daha rahat bir şekilde işlem yapabildiği bu piyasalar, sağladığı güven ortamıyla pek çok yatırımcıyı kendisine çekmiştir.

Ürün çeşitliliğin artması, yatırımcıların risk algılarına göre biriktirdikleri tasarrufları değerlendirebilme kolaylığı getirmiş bu sayede işlem hacimlerinde çok yüksek oranda artışlar meydana gelmiştir.

Borsa, en basit ifade ile bir ürünün alınıp satılması adına organize edilmiş, devlet ya da devletin yetkilendirdiği bağımsız kurumlarca denetlenen,  yasa ve yönetmelikler ile kuralları belirlenen pazarlara denmektedir. Borsaya konu olan menkul kıymet ya da benzeri araçlar, günümzde alış satış fiyatının elektronik ortamda belirlenmesi ile sanal ortamda el değiştirmektedir. Tüm bu alım satımlar bankalar ya da işlem yapmaya yetkili aracı kurumlar tarafından yapılmaktadır.

Türkiye’de borsa tarihi

Türkiye’de borsanın gelişmesi ve yaygınlaşması ise kıta Avrupası’na göre bir hayli geç olmuştur. Osmanlı’nın son döneminde kurulan ve ilk banka olma özelliği taşıyan “Bank-ı Dersaadet” ve akabinde Fransız iş birliği ile tahvil alım satımı maksadıyla kurulan “Dersaadet Tahvilat Borsası”, borsanın Türkiye’deki ilk örneğini oluşturmaktadır.

Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde ise İzmir İktisat Kongresi sonrası devletin özel yatırımı teşvik etmesi veya kendi eliyle güçlendirmek istemesi kararı, tasarrufu az olan ve kısıtlı imkanlara sahip halk tarafından desteklenememiş, bu nedenle borsa ve benzeri pazarların oluşturulmasına ihtiyaç duyulmamıştır.

1939-1945 tarihleri arasında yaşanan İkinci Dünya Savaşı ise zorunlu askerlik süresinin uzatılmasına, üretimin düşmesine, yatırımların durma noktasına gelmesine neden olmuştur. Pek çok sıkıntı ile karşı karşıya kalan yeni devlet ise savunma bütçesine yüksek kaynak ayırmak zorunda kalmış, iktisadi faaliyet ve yatırımları geçici olarak arka plana atmak zorunda kalmıştır.

1980 sonrası Özal hükumetinin “Serbest Piyasa Sistemine” geçiş çabası ise ülkemizde yapısı itibariyle gerçek anlamda ilk borsa olan “İstanbul Menkul Kıymetler Borsası”nın kurulmasını sağlamıştır. 26 Aralık 1985 yılında faaliyete başlayan IMKB, 2013 yılında ismini değiştirerek “Borsa İstanbul” olarak faaliyetlerine devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız.
Lütfen adınızınızı giriniz.